GetfullappsGetfullapps
Dil
EnglishBahasa IndonesiaTürkçePolskiไทยTiếng Việt
Google Go

Google Go

tarafından Google LLC

4,2

Güvenlik
100% Safe
Kategori
Araçlar
Puanlar
4,2
Fiyat
Free
İndir
1.00B

Bu uygulama güvenli, güvenilir ve ücretsiz yüklenebilir; herhangi bir risk veya kötü amaçlı yazılım olmadan hızlı indirmeler sunar.

Ekran Görüntüleri

Google Go
Google Go
Google Go
Google Go
Google Go

Analiz eden: Getfullapps

Google Go’yu ilk açtığımda bende bıraktığı izlenim, “her şeyi yapan büyük bir uygulama”dan çok, telefonda arama ve bilgiye ulaşma işini mümkün olduğunca sade tutmaya çalışan bir araç olduğu yönünde oldu. Google LLC tarafından geliştirilen bu ücretsiz uygulama, Android ve iOS kullanıcılarının günlük aramalarını daha anlaşılır bir akışta yapmasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Araçlar kategorisinde yer alması da bunu iyi anlatıyor: eğlence uygulamasından çok, telefonda bir şey bulmak, bir konuyu hızlıca araştırmak veya çevredeki bir nesne hakkında bilgi edinmek için başvurulan pratik bir yardımcı.

Benim açımdan Google Go’nun en dikkat çekici tarafı, yoğun özelliklerle göz korkutmaması. Arama kutusu, sesle arama ve farklı bilgi yollarına yönlendiren kısayollar, uygulamayı ilk kez kullanan birinin bile kısa sürede kavramasını kolaylaştırıyor. Yine de bu sadelik herkes için otomatik olarak kusursuz erişilebilirlik anlamına gelmiyor. Ekran okuma, görsel algı, dokunma hassasiyeti veya bağlantı koşulları kişiden kişiye değiştiği için deneyim de aynı kalmıyor. Bu incelemede özellikle bu farklı kullanım biçimlerine odaklanacağım.

Okunabilirlik ve gezinme deneyimi

Uygulamanın ana ekranında kaybolmak zor. Arama başlatmak isteyen biri için temel yol açık: metni yazmak, konuşarak aramak ya da ekrandaki uygun kısayollardan birini seçmek. Benim kullanımımda bu doğrudanlık, klasik Google uygulamasının daha kalabalık hissedebilen yapısına kıyasla rahatlatıcıydı. Çok sayıda menü arasında dolaşmadan sonuca ulaşmak isteyenler için Google Go’nun sade düzeni belirgin bir avantaj sağlıyor.

Okuma güçlüğü yaşayan kişiler açısından basit yerleşim önemli bir artı olabilir. Ekranda aynı anda daha az seçenek görmek, hangi düğmenin ne işe yaradığını anlamayı kolaylaştırıyor. Bununla birlikte arama sonuçlarının okunabilirliği yalnızca uygulamanın ana ekranına bağlı değil. Sonuç sayfalarında karşılaşılan web sitelerinin yazı boyutu, renk seçimi, reklam yoğunluğu ve sayfa düzeni değişebiliyor. Yani Google Go başlangıçta erişilebilir bir kapı açsa da, kapıdan sonra girilen her sayfanın deneyimini kontrol edemiyor.

Ben özellikle acele ettiğim anlarda metin yerine sesle aramayı kullanışlı buldum. Uzun bir sorguyu küçük klavyede yazmak yerine konuşmak, hem zamandan kazandırıyor hem de yazma sırasında oluşabilecek hataları azaltıyor. Ancak sessiz bir ortamda olmayan kullanıcılar için bu yöntem her zaman uygun değil. Toplu taşımada, kalabalık bir mağazada veya başkalarının yanında sesli arama yapmak istemeyen biri yine metin girişine dönmek zorunda kalabilir.

En iyi başlangıç yöntemi, ana ekrandaki seçenekleri tek tek denemek ve sık kullandığınız yolu alışkanlık haline getirmek. Kimi kullanıcı yazmayı, kimi kullanıcı konuşmayı, kimi kullanıcı da görsel arama benzeri kısayolları daha rahat bulacaktır. Uygulamanın herkese aynı yöntemi dayatmaması olumlu; fakat farklı seçeneklerin ne zaman daha iyi sonuç vereceğini açıklayan ayrıntılı yönlendirmeler görmeyi isterdim.

Görsel karmaşayı azaltan yaklaşım

Google Go’nun ekran tasarımı, özellikle düşük dikkat kapasitesiyle telefona bakan kişiler için anlaşılır bir başlangıç sunuyor. Büyük ve belirgin işlevler, arama niyetini hızlıca eyleme dönüştürüyor. Benim deneyimimde uygulamaya girip doğrudan arama yapmak, haber, video veya başka içeriklerin arasında kaybolmaktan daha kolaydı.

Sırada Keşfedilecek Makaleler

Fakat sade ana ekran, arama sonuçlarının mutlaka sade olacağı anlamına gelmiyor. Bir arama yaptığınızda sonuçların sıralanışı, başlıkların uzunluğu ve sayfaların yapısı yine dikkat gerektirebiliyor. Okuma hızınız düşükse veya uzun metinleri takip etmekte zorlanıyorsanız, uygulamadan çok açılan sitenin tasarımı belirleyici hale geliyor. Bu nedenle Google Go’yu içerikleri sizin yerinize sadeleştiren bir okuma aracı gibi değil, bilgiye ulaşmayı basitleştiren bir başlangıç noktası gibi değerlendirmek daha doğru.

Uygulamanın mağaza puanı 4,2 ve toplam değerlendirme sayısı yaklaşık 2,1 milyon seviyesinde. Bu geniş kullanıcı ilgisi, Google Go’nun temel işini birçok kişi için yeterince anlaşılır yaptığını düşündürüyor; ancak yüksek kullanım oranı her kullanıcı profili için aynı rahatlığı garanti etmiyor. Benim önerim, özellikle görsel veya motor ihtiyaçları olan kişilerin kısa bir deneme yaparak kendi telefonlarındaki deneyimi değerlendirmesi olur.

Farklı bedenler ve duyular için günlük kullanım

Motor becerileri sınırlı olan kullanıcılar için küçük hedeflere tekrar tekrar dokunmak yorucu olabilir. Google Go’nun temel akışının fazla karmaşık olmaması burada işe yarıyor; arama başlatmak için çok sayıda adım gerekmemesi, parmak kontrolü hassas olmayan kişiler açısından pratiklik sağlayabilir. Sesli arama da yazı yazma yükünü azaltan önemli bir seçenek. Uzun cümleleri klavyede oluşturmak zorunda kalmamak, uygulamanın gerçek hayattaki en değerli kolaylıklarından biri.

Yine de sesli kullanımın kendi engelleri var. Konuşma biçimi, aksan, çevredeki gürültü ve kullanılan dil, arama isteğinin doğru anlaşılmasını etkileyebilir. Ben kısa ve net ifadelerde daha istikrarlı bir deneyim yaşadım; özel isimler, karmaşık terimler veya birden fazla koşul içeren uzun cümlelerde sonucu kontrol etmek daha önemli hale geliyor. Sesle arama hız kazandırıyor, fakat yazılı sorgunun yerini her durumda kusursuz biçimde tutmuyor.

Görme düzeyi düşük kullanıcılar için ekran okuma araçlarıyla uyumlu bir deneyim, uygulamanın erişilebilirliğinde kritik rol oynar. Google Go’nun sade yapısı teorik olarak bu kullanımı kolaylaştırabilir; ancak arama sonuçlarına geçildiğinde web sayfalarının etiketleri ve düzeni değiştiği için deneyim kesintiye uğrayabilir. Bu yüzden görme desteğine ihtiyaç duyan bir kişinin yalnızca uygulamanın ana ekranını değil, sık ziyaret ettiği sonuç sayfalarını da denemesi gerekir.

İşitme desteğine ihtiyaç duyanlar açısından sesli aramanın yanında yazılı girişin bulunması önemli. Uygulama, aramayı yalnızca konuşmaya bağlamadığı için bu konuda daha esnek davranıyor. Benim gözümde bu, farklı duyusal tercihleri hesaba katan temel ama değerli bir yaklaşım. Buna karşılık sesli yanıt veya ses merkezli içeriklerle karşılaşıldığında her bilginin yazılı ve eşit derecede anlaşılır sunulacağı varsayılmamalı.

Farklı yaş gruplarında anlaşılabilirlik

Teknolojiyle arası çok iyi olmayan bir yakınıma uygulamayı gösterirken en yararlı tarafın, arama amacının hemen anlaşılması olduğunu gördüm. “Bir şey bulmak için buraya yaz” mantığı, karmaşık ayarları öğrenmeden işe başlamayı sağlıyor. Yaşlı kullanıcılar veya akıllı telefonla yeni tanışan kişiler için bu düşük öğrenme eşiği büyük bir artı olabilir.

Çocuklar açısından ise içerik derecelendirmesinin PEGI 3 olması, uygulamanın genel kullanım için düşük yaş grubuna da uygun kabul edildiğini gösteriyor. Ancak arama motoru mantığında olduğu gibi, uygulama içinden ulaşılan her web içeriği aynı yaş deneyimini sunmayabilir. Bu nedenle çocuğun bağımsız arama yapması söz konusuysa, uygulamanın basitliğini içerik denetimiyle karıştırmamak gerekir.

İleri yaşta bir kullanıcı için asıl soru, arama yapıp yapamamak değil, sonuçtan sonra ne yapacağını anlayabilmektir. Bir bağlantıya dokunmak, geri dönmek veya farklı bir sonuca geçmek gibi adımlar küçük görünse de yeni kullanıcılar için kafa karıştırıcı olabilir. Google Go bu geçişleri tamamen ortadan kaldırmıyor. Ben uygulamayı bir yakına önerirken ilk kullanımda birlikte birkaç arama yapmayı ve geri dönüş hareketini göstermeyi daha doğru buluyorum.

Bağlantının, ortamın ve zamanın değiştiği anlar

Google Go’nun değerini en çok, telefonda hızlıca bir şey öğrenmem gerektiğinde hissediyorum. Örneğin otobüs beklerken bir ürünün ne işe yaradığını kontrol etmek, yabancı bir kelimenin anlamını aramak veya yakındaki bir yer hakkında genel bilgi edinmek için uygulamayı açmak pratik. Bu senaryolarda sade ana ekran, arama niyetini geciktirmiyor.

Telefonu tek elle kullandığım durumlarda da basit akışın faydasını gördüm. Diğer elimde poşet varken uzun menülerle uğraşmak istemiyorum; kısa bir metin yazmak veya sesli aramaya geçmek yeterli olabiliyor. Motor kontrolü sınırlı kişilerde tek elle kullanımın ne kadar rahat olacağı cihazın ekranına ve dokunmatik hassasiyetine bağlı olsa da, uygulamanın gereksiz dolaşımı azaltması yine de yardımcı.

Yoğun gürültüde sesli arama yerine yazılı sorguya geçmek, Google Go’yu farklı ortamlara uyarlamanın basit bir yolu. Tersine, yazmak için zamanım olmadığında veya küçük klavyede hata yapıyorsam sesli giriş daha mantıklı. Benim için uygulamanın en kullanışlı özelliği tek bir yönteme bağlı kalmadan bu iki yaklaşım arasında geçiş yapabilmek.

Bağlantı koşulları zayıf olduğunda beklentiyi doğru ayarlamak gerekiyor. Google Go bir arama ve bilgiye erişim aracı; bağlantı gerektiren sonuçların gelmesi, açılması ve güncellenmesi ağ durumundan etkilenebilir. Uygulamanın sade olması, internetin olmadığı yerde tüm arama işlevlerinin çalışacağı anlamına gelmiyor. İnternet erişimi düzensiz olan bir bölgede yaşayan kullanıcılar için bu önemli bir sınırlama.

Bir başka pratik senaryo, telefonun depolama alanının sınırlı olduğu cihazlar. Google Go’nun amacı daha hafif ve doğrudan bir arama deneyimi sunmak olduğu için, çok sayıda ayrı uygulama açmadan temel bilgi işlerini yürütmek isteyenlere mantıklı gelebilir. Ancak bunu kesin bir depolama garantisi gibi görmemek gerekir; cihazdaki diğer uygulamalar, işletim sistemi ve açılan web sayfaları toplam deneyimi etkiler.

Benzer seçeneklerle arasındaki fark

Google Go’yu tam kapsamlı bir tarayıcıyla karşılaştırdığımda fark daha net ortaya çıkıyor. Chrome gibi geleneksel tarayıcılar sekmeler, geçmiş, yer imleri ve daha geniş gezinme alışkanlıkları için daha uygun olabilir. Gün boyu araştırma yapan, birçok sayfayı açık tutan veya ayrıntılı web yönetimi isteyen bir kullanıcı için Google Go fazla sade kalabilir.

Öte yandan yalnızca arama yapmak isteyen biri için tam teşekküllü tarayıcıların sunduğu seçenekler gereksiz yük oluşturabilir. Google Go burada daha kısa bir yol sunuyor. Ben onu uzun araştırmaların merkezi olarak değil, hızlı bilgi kontrolü için açılan ilk araç olarak görüyorum. Bir konuyu derinlemesine incelemem gerektiğinde normal tarayıcıya geçiyorum; tek bir soruya cevap aradığımda ise bu uygulamanın doğrudanlığı daha hoşuma gidiyor.

Sesli asistanlarla karşılaştırıldığında da benzer bir ayrım var. Konuşarak işlem başlatmayı seven kişiler asistanları daha doğal bulabilir. Fakat ekranda yazılı sonuçları görmek, sorguyu kontrol etmek veya sessizce arama yapmak istediğimde Google Go daha uygun oluyor. Bu nedenle uygulama, sesli asistanların yerine geçen tek seçenek değil; yazılı ve görsel kontrolü korumak isteyenler için daha dengeli bir alternatif.

Geriye kalan engeller ve dikkat edilmesi gereken noktalar

Google Go’nun en büyük sınırı, arama deneyiminin uygulama dışındaki içeriklere bağlı olması. Ana ekran ne kadar anlaşılır olursa olsun, açılan bir sitenin küçük yazıları, karmaşık menüleri veya yoğun reklam alanları kullanıcıyı zorlayabilir. Erişilebilirlik açısından bu ayrım önemli: uygulama bilgiye ulaşma yolunu kolaylaştırıyor, fakat bilginin sunulduğu her ortamı aynı standartta tutamıyor.

Diğer sınırlama, basitliğin bazen kontrol kaybı hissi yaratabilmesi. Sık kullanılan sayfaları düzenlemek, ayrıntılı gezinme akışları kurmak veya araştırmayı farklı klasörlerde yönetmek isteyen biri daha gelişmiş bir tarayıcıyı tercih edebilir. Benim için Google Go’nun güçlü olduğu yer hızlı başlangıç; zayıf olduğu yer ise uzun süreli ve düzenli araştırma yönetimi.

Sesli arama da herkes için eşit derecede erişilebilir değil. Konuşma güçlüğü yaşayan, sesini kullanamayan veya kamusal alanda konuşmak istemeyen kişiler metin girişine bağımlı kalabilir. Metin girişi ise motor becerileri sınırlı kullanıcılar için yorucu olabilir. Bu iki yöntemden birinin mutlaka uygun olacağını varsaymak yerine, uygulamayı kullanacak kişinin hangi giriş biçiminde daha rahat olduğunu önceden düşünmek gerekiyor.

Gizlilik konusunda ayrıntılı bir hüküm vermek yerine, kullanıcıların arama alışkanlıklarını ve cihaz ayarlarını bilinçli biçimde gözden geçirmesini öneririm. Google Go, Google LLC tarafından geliştirilen bir araç olduğu için Google ekosistemini zaten kullananlar kendilerini daha tanıdık bir ortamda hissedebilir. Google hizmetlerinden uzak durmak isteyen veya aramalarını farklı bir sağlayıcı üzerinden yürütmeyi tercih edenler içinse başka bir arama çözümü daha uygun olabilir.

Uygulamanın ücretsiz olması, denemeyi kolaylaştıran bir avantaj. Ücret ödemeden temel arama deneyimini görmek, özellikle düşük bütçeli cihaz kullanan kişiler için önemli. Buna rağmen ücretsiz oluşu, her ihtiyacı tek başına karşılayacağı anlamına gelmiyor. Çevrim içi içerik, tarayıcı özellikleri veya gelişmiş kişiselleştirme arayan kullanıcılar ek araçlara ihtiyaç duyabilir.

Kimler için mantıklı bir seçim?

Ben Google Go’yu özellikle telefonda hızlı ve sade bir arama kapısı isteyenlere öneririm. Akıllı telefon kullanımına yeni başlayanlar, ana ekranda çok fazla seçenek görmekten hoşlanmayanlar, sesli ve yazılı arama arasında geçiş yapmak isteyenler bu uygulamadan yararlanabilir. Gün içinde kısa bilgi kontrolleri yapan biri için uygulamanın doğrudan yapısı gerçekten rahat.

İşitme, görme veya motor becerileriyle ilgili farklı ihtiyaçları olan kullanıcılar için de denenmeye değer bir seçenek. Bunun nedeni kusursuz erişilebilirlik iddiası değil; arama yolunu tek bir giriş biçimine sıkıştırmaması ve ana akışı karmaşıklaştırmaması. Yine de herkesin kendi cihazında ekran okuma, yazı boyutu, dokunma ve sesli giriş deneyimini ayrı ayrı test etmesi gerekir.

Çok sayıda sekmeyle çalışan, uzun araştırmaları düzenleyen, ayrıntılı tarayıcı ayarlarına ihtiyaç duyan veya arama sağlayıcısı üzerinde daha fazla kontrol isteyen kişiler için Google Go ilk tercih olmayabilir. Bu kullanıcılar, daha gelişmiş bir tarayıcı veya farklı bir arama uygulamasıyla daha rahat edebilir. Ben de kapsamlı araştırmalarda onu tek başına kullanmıyorum.

Google Go’nun bir milyardan fazla kuruluma ulaşmış olması, geniş bir kullanıcı kitlesinin bu sade yaklaşımı tercih ettiğini gösteriyor. Uygulamanın ücretsiz olması ve PEGI 3 yaş derecelendirmesi de erişim eşiğini düşürüyor. Ancak geniş kitleye ulaşması, her web sayfasının herkes için anlaşılır olacağı anlamına gelmez; asıl değerlendirme, kullanıcının kendi görme, işitme, motor ve bağlantı koşullarıyla yapılmalı.

Son kararım

Google Go, aramayı daha az adımla başlatmak isteyenler için başarılı ve pratik bir yardımcı. Benim gözümde en güçlü yanı, kullanıcıyı karmaşık bir tarayıcı deneyimine zorlamadan metin, ses ve görsel yönlendirmeler arasında seçim yapabilmesi. Özellikle acele anlarında, küçük ekranlı veya sınırlı kaynaklı bir telefonda temel bilgiye ulaşmak için işe yarıyor.

Diğer yandan onu kapsamlı bir tarayıcı, tam teşekküllü bir erişilebilirlik çözümü veya tüm web içeriklerini sadeleştiren bir araç gibi görmemek gerekiyor. Sonuç sayfalarının kalitesi, bağlantı durumu ve kullanıcının tercih ettiği giriş yöntemi deneyimi doğrudan değiştiriyor. Görme veya motor desteğine ihtiyaç duyan kişiler için sade akış avantaj sağlayabilir, fakat uygulama dışındaki sayfalarda yeni engeller ortaya çıkabilir.

Benim nihai önerim şu: Telefonda yalnızca hızlı arama yapmak, yazma yükünü azaltmak ve daha anlaşılır bir başlangıç ekranı kullanmak istiyorsanız Google Go’yu denemek mantıklı. Uzun araştırmalar, gelişmiş sekme yönetimi veya daha fazla kontrol sizin için önemliyse, yanında normal bir tarayıcı bulundurmanız daha iyi olur. Google Go’nun değeri her şeyi tek başına yapmasında değil, doğru kullanıcı için bilgiye giden ilk adımı gereksiz sürtünme olmadan sunmasında yatıyor.

Uygulama 19 Ağustos 2019 tarihinde yayımlandı ve bugün çok geniş bir kullanım alanına sahip. Benim açımdan zaman içinde değişmeyen temel değerlendirme de bu: Google Go, erişilebilirlik konusunda bütün sorunları çözen bir ürün değil; fakat farklı kullanım biçimlerine kapı açan, sade ve ücretsiz bir araç. Kendi telefonunuzda birkaç gerçek senaryoyla denediğinizde, sizin için günlük yardımcı mı yoksa daha gelişmiş bir tarayıcıya eşlik eden küçük bir araç mı olduğunu kısa sürede anlayabilirsiniz.

Artıları

  • Düşük depolama alanına sahip telefonlarda akıcı çalışır.
  • Mobil veri tüketimini azaltmaya yardımcı olur.
  • Sesli arama desteği, yazmakta zorlananlar için pratiktir.
  • Kişiselleştirilebilir kısayollarla sık kullanılan servislere hızlı erişim sağlar.
  • Zayıf internet bağlantılarında bile temel arama deneyimi sunar.

Eksileri

  • Bazı gelişmiş Google özellikleri ve ayarları uygulamada bulunmaz.
  • Arama sonuçlarında reklamlar ve sponsorlu içerikler görülebilir.
  • Tam sürüm Google uygulamasına göre daha sınırlı kişiselleştirme sunar.
  • Bazı içerikler uygulama yerine harici tarayıcıda açılır.
  • Sesli arama, gürültülü ortamlarda komutları yanlış algılayabilir.

Google Go hakkında sıkça sorulan sorular

Google Go nedir ve hangi amaçlarla kullanılır?

Google Go, Android cihazlarda web araması yapmayı kolaylaştıran, Google’ın daha hafif ve veri tasarruflu arama uygulamasıdır. Haberler, hava durumu, görseller, videolar, uygulamalar ve yakındaki yerler gibi içeriklere hızlıca ulaşabilirsiniz. Uygulama, özellikle depolama alanı sınırlı veya internet bağlantısı yavaş olan telefonlarda sade arayüzü ve düşük veri tüketimiyle pratik bir deneyim sunmayı amaçlar.

Google Go normal Google uygulamasından hangi yönleriyle farklıdır?

Google Go, standart Google uygulamasına göre daha az depolama alanı kullanan ve daha düşük internet tüketimi hedefleyen bir alternatiftir. Arayüzü daha basit, animasyonları daha sınırlı ve temel arama özellikleri daha ön plandadır. Buna karşılık gelişmiş Google Asistan işlevleri, bazı kişiselleştirme seçenekleri veya yoğun multimedya özellikleri standart uygulamadaki kadar kapsamlı olmayabilir.

Google Go internet kotasını gerçekten azaltır mı?

Google Go, arama sonuçlarını ve sayfaları daha hafif biçimde sunarak mobil veri kullanımını azaltmaya yardımcı olabilir. Özellikle görsellerin ve web sayfalarının daha sade yüklenmesi, sınırlı internet paketlerinde avantaj sağlar. Ancak veri tüketimi ziyaret edilen sitelere, video izleme süresine, görsel yoğunluğuna ve cihaz ayarlarına göre değişir. Bu nedenle uygulama tüm internet kullanımını otomatik olarak minimum seviyeye indirmez.

Google Go çevrimdışı çalışır mı ve internet bağlantısı olmadan kullanılabilir mi?

Google Go’nun temel arama işlevleri internet bağlantısı gerektirir; bağlantı olmadan yeni aramalar yapmak veya web sayfalarını açmak mümkün değildir. Bununla birlikte daha önce yüklenmiş bazı içerikler cihazın önbelleğinde kısa süreli olarak bulunabilir. Uygulamanın asıl avantajı çevrimdışı kullanım değil, yavaş veya kararsız bağlantılarda sonuçları daha hızlı ve daha az veriyle sunmaya çalışmasıdır.

Google Go güvenli mi ve kişisel veriler açısından nelere dikkat edilmelidir?

Google Go, Google’ın resmi uygulaması olduğu için Google Play üzerinden indirildiğinde genel olarak güvenilir bir seçenek kabul edilir. Yine de arama geçmişi, sesli aramalar, konum bilgileri ve kullanılan Google hesabıyla ilişkili veriler gizlilik ayarlarına bağlı olarak işlenebilir. Uygulamayı yüklemeden önce istediği izinleri incelemeniz, Google hesabınızın etkinlik ayarlarını kontrol etmeniz ve ortak cihazlarda hesabınızdan çıkış yapmanız önerilir.

Google Go Hakkında Kendi Dilinizde Okuyun

Google Go

Google Go

Araçlar

Şuradan indir:Google Play

Bu site, üçüncü taraf uygulamalar hakkında bağımsız bilgiler sunar ve burada yer verilen hiçbir uygulamayla bağlantılı değildir; bu uygulamaların sahibi, geliştiricisi veya dağıtıcısı da değildir. Uygulama adları, logoları ve ticari markaları ilgili sahiplerine aittir. Geliştirici bilgileri referans amacıyla sunulmuştur; lütfen geliştiriciyle doğrudan apps-help@google.com üzerinden iletişime geçin, https://www.google.com/search/about/ adresini ziyaret edin veya http://www.google.com/policies/privacy sayfasını inceleyin.

Kullanıcıların Sevdiği Diğer İndirmeler

Aynı Kategoriden Seçtiklerimiz